20 Kasım 2017 20:20

Osman Diyadin o.diyadin@hotmail.com

Başkan ve yiğit adamı!..

Bu referandumun sonucu açık ve net şudur;

Milletin gönlündeki Recep Tayyip Erdoğan sevgisinin ilelebet olduğu tescillenmiştir…

Şöyle bir bakın…

Dünya siyaset tarihinde 15 yıldır girdiği bütün seçimleri kazanan bir başka lider var mı?

Yok…

Her defasında millet sandığa gidiyor ve gözü kapalı şekilde oyunu ona atıyor…

O nedenle tek adam işte!...

“Oy vereceksiniz Anayasa değişikliklerini okudunuz mu?” sorusuna “Reis evet oyu verin demişse okumama gerek yok. Giderim sandığa mührü gözüm kapalı evet’e basarım” diyen bir millet iradesi, dünyanın neresinde var?

Böyle bir sevgi, böyle bir güven yok…

Türk siyaset tarihinde bu  gönül bağı  15 yıldır bir gelenek haline geldi…

2002’de ne ise,2017’dede o…

Şöyle geriye baktığımızda…

Bir şiir yüzünden cezaevine düştü..

Sonra “Muhtar bile seçilemez” denilerek siyasi yasaklı haline getirildi…

Yılmayarak “Ben kimsesizlerin kimsesi olmak için yola çıktım” diyerek partisini kurdu..

Daha ilk seçimde yasaklı olmasına rağmen  Genel Başkan olmasa dahi  ismi yetti..

Partisini tek başına iktidara taşıdı…

Halk onu istiyordu…

Mücadele etti, siyasi yasağını kaldırdı…

Çünkü millet iradesi ’Tayyip…Tayyip’ diye bastırıyordu..

Sonra  rakiplerinin tozunu attı…

Başbakan oldu…

27 Nisan muhtırasını yırtıp attı…

Sonra…

Davos’ta ‘One minute’ diyerek restini çekerken bütün dünyanın şaşkın bakışlarını üzerine çekti…

Çünkü alışık değillerdi kafa kaldıran Türkiye’ye…

O Tayyip Erdoğan’dı..

Çünkü göründüğü gibi adam olan,

Gücünü milletten alan adamdı…

Ama oyunlar bitmedi..

Önü kesilmeliydi..

Gezi olayları ile yıkılmak istendi…

Herkes kenara kaçtı ama o millet iradesinin yılmaz desteği ile dimdik ayakta durmasını bildi…

Bitmedi oyunlar..

17/25 kumpası geldi…

Yine yıkamadılar…

Bir gecede alt, üst etti oyunu…

Çünkü milletin desteği ile Allah’ın eli üzerindeydi…

Çünkü öyle bir adam ki o;

İnananlara karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı sert olan, Allah rızası için cihada devam eden ve O’ nun haricinde hiçbir şeyden korkmayan bir adam o..

O nedenle sadece Türkiye’de değil  bütün dünyadaki mazlumların 'hayır duası'  hep onunla oldu...

Bütün oyunlara karşı neden yıkılmadı sanıyorsunuz!..

Allah yolunu hep açık etti...

'Yürü ya Tayyip' denmişti bir kere...

Sonra Anayasa değişikliği için  milletten vize alarak halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı olma onurunu yaşadı…

Hem de açık ara fark ile…

Bir ilklere imza  atmaya devam ediyordu..

O imza atarken şer güçler de boş durmuyordu..

En büyük hain girişim geldi. Bu kez 15 Temmuz darbe girişimi ile karşılaştı…

Ama millet  onun için  demokrasi tarihi yazıyordu.          Tankların önüne yatıyor, kurşunlara göğsünü siper ediyordu evvel allah…

Millet Yusuf Karul’un şiirindeki gibiydi mübarek;

“Gel dediğinde gelmedik mi.
Bu canımızı vermedik mi.
Kefenimiz elimizde gezmedik mi.
Seninleyiz, yanındayız Tayyip Erdoğan.”

Yine başaramadılar yıkmayı onu…

Sonra…

Başkanlık seçimi geldi..

Batı ilk kez böylesine açıktan ayağa kalktı, bütün iç ve dış şer güçler “Seni başkan seçtirmeyeceğiz” diye  harekete geçti..

Hatta parti içindeki  eski dostları, sinsi odaklar da ‘Bu kez duvara çarpacak’ diye pusuda beklemeye başladı..

Ama millet iradesinin önüne kim geçecekti, Millet “Seni başkan seçeceğiz” diyerek kararlıydı…

16 Nisan 2017 milat..

O başkan oldu…

İşte  eşi benzeri olmayacak şekilde reis dünya siyaset tarihine adını anasının ak sütü gibi  helalinden böyle yazdırıyordu..

İşte Reis’in bu kutlu yürüyüşünde onun yolunda,onun fikirlerinde, onun duruşunda hakkı teslim edilmesi gereken  milletin ögzbebeği olmaya başlayan bir yiğit adam var

AdetabBir başka Erdoğan gibi..

Reis’in sırtını dayayabileceği sağ kolu gibi…

Herkes aynı şeyi söylüyordu..

“Biri Recep Tayyip Erdoğan’a ancak bu kadar benzeyebilirdi..”

Evet aynen öyle…

Hem duruşu, hem hatipliği, hem kararlılığı ile “Türkiye’nin aydınlık yarınları için yeni bir lider doğuyor”  dedirtmeye başladı…

Hep yazdım ‘Kefeni elinde yiğit bir adam’

Başka bir izahı yoktu…

“Yarın çocuklarıma bırakacağım en büyük miras, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşı olmam” diyerek Reis için yolara düşen bir adam..

O adam İçişleri Bakanı Süleyman Soylu…

Hiç tartışmasız bu referandum sürecinin Reis’ten sonraki en önemli kahramanlarının başındaydı…

Seçimin kaderini belirleyecek Güneydoğu’nun gidilemez noktalarında halkla kucaklaşarak karargah kurdu…

Bir düşünün o bölgenin bölücü milletvekillerini, siyasetçilerini, yerel yöneticilerini cezaevine yollayacaksın sonrada o bölgede vatandaşlarla bütünleşeceksin…

Her babayiğidin harcı mı?

Ama onun harcıydı..

Çünkü bu iş yürek işiydi...

Oda  bir çoğu gibi Ankara'da oturup emir vermeyi tercih ederdi.Ama yapmadı .Aldığın sorumluluğun, reisin verdiği görevin hakkını vermek için  adeta kefeni elinde koştu..

Bölge halkı ile kucaklaştı, onlara devletin şefkatli elini uzatırken güvenlik güçleri ile kazınan tünelleri, hendekleri teröristlerin başına geçirdi, kaçırılan insanlarla dağa çıkışların önüne geçti.

Terörü silip süpüren adam oldu..

Sandıklar açılıp Güneydoğu’dan gelen oy oranlarına bakıldığı zaman dünle bugün arasında neler değiştiği,  Bakan Soylu’ nun yaptıklarının karşılığının nasıl alındığı, bölge halkının  nasıl artık sırtını bölücü terör örgütüne yüzünü ise devletine çevirdiği apaçık görüldü.

Güneydoğu bölgesinde ibre tersine döndü..

Bölge halkından yükselen  'evet ' oyları referanduma damgasını vurdu...

Bu arada Karadeniz Bölgesinin hakkını burada teslim edelim.Açık ara oyları ile Reis’in siyasi yolculuğunda 'Vira Erdoğan vira'diyerek  sigortası olduğunu bir kez daha ispatladı...

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hiç tartışmasız Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset sahnesinde gurur duyacağı  bir eseri olarak bugün milletin huzurundadır...

Reis'in Soylu’ yu partiye davet etmesi, akabinde bütün teşkilatları emanet etmesi, ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yapması ve ‘Hadi Süleyman göreyim seni’ diyerek İçişleri Bakanlığı’na taşıması, Türkiye’nin  terör ile mücadelede kaderini değiştiren milli bir hamlesi olmuştur...

Polise, Jandarmaya, Askere  terör ile mücadelede büyük bir güven gelirken teröristlere kapılarını kapatan bölge halkına güven geldi..

Bir yıl önceki Güneydoğu ile bugünkü Güneydoğu'ya,Doğu'ya bakıp Süleyman Soylu gerçeğini  görmek gerek…

Milletin Reis’e ilelebet bağlılığının evet tercihlerindeki yeri hiç tartışma götürmezdir. Bunun yanında reisin sağ kolu olduğu artık tescilli olan Bakan Soylu’nun kahramanlığı da unutulmazdır.

Kolay değildi aylardır kefeni elinde bölgede büyük bir cesaret ile koşmak, sokak sokak dolaşmak, bölge halkı ile kucaklaşmak, devletin şefkatli elini uzatmak..

Cumhuriyet tarihinde  böylesine Van’dan Diyarbakır’a Şırnak’tan Mardin’e, Yüksekova’dan Çukurca’ya, Şemdinli’den Cizre’ye kadar bir kez değil defalarca kuş gibi uçup giden  Tendürek Dağı’na bile çıkarak Mehmetçiklerle buluşan bir bakan gelmedi!..

Hani halk arasında bir tabir vardır ya.“Garibim tek başına uğraştı durdu”

Aynen öyle..

Danışmanları tson üç ayda kaç kez Türkiye’ nin nerelerine gittiğini tablosunu çıkarıp gönderse de ortaya koysak...

İller arasında hava köprüsü kurdu adeta…

Öyle bir adam ki Soylu;

15 Temmuz gecesi  birçoğu korkudan gizlenirken   evine koşup beline silahını takıp ailesinden helallik alarak sokağa inen, TRT’de hainlerin işgalini sona erdirmek için koşan bakanda oydu..

Söyleyeceğim şu ki milletin gönlünü fetheden Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın  izinde yürüyen  kendini önce Allah’a sonra  Erdoğan'a emanet eden  bir adam  Süleyman Soylu …

O  hangi koşullar olursa olsun kendini Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ a siper ve feda  edecek bir yiğit adamda...

Allah Başkan ve yiğitlerinin yar ve yardımcısı olsun...

Durmak yok yola devam...

REFERANDUM
ANALİZİ;

Referandumdan  'Evet' çıkmasına rağmen AK Parti  tabanında  geleceğe yönelik çeşitli öz eleştiri ve yorumlar yapılmaya başlandı. Onları sizlerle paylaşmakta istiyorum. 2017 referandumu şunu göstermiştir:

1-Göründüğü gibi adam olan Başbakan Binali Yıldırım gecesini gündüzüne katarak  'Evet' oylarının  artması için  dur durak demeden koşarak büyük  bir mücadele verirken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en samimi yol arkadaşı olduğunu ispatlamıştır.Koltuk değil bir gönül bir hizmet adamı olduğunu dosta düşmana  göstermiştir...

2-MHP Genel Başkanı   Bahçeli  verdiği sözü tutmasına rağmen   parti tabanını kontrol edememe gerçeği ile karşı karşıya kalarak genel başkanlık döneminde sona gelmiştir…

3-AK Parti teşkilatları özellikle batı şehirlerinde kesinlikle yenilenmeye muhtaç hale gelmiştir…

4-Güneydoğu halkı artık  devleti ile kucaklamaya başlamıştır.…

5-İstanbul’da hayır  oylarının  önde çıkması AK Parti belediyelerinin kendilerini tartışma noktasına getirmiştir. Bu neden ile  büyük bir değişim  yaşanması kaçınılmaz hale gelmiştir…

6-Bu referandumu  Recep Tayyip Erdoğan kazanmıştır.

7- Kendi menfaatleri için koşan  bazı elit denen AK Partililer şapkayı önlerine koyup iyi düşünmelidir. Elde çanta ihale takibinden vazgeçmez seler gelecek karanlık olacaktır. Bunlar partinin yanına asla yaklaştırılmamalıdır.

8-Büyük şehirler de yaşanan seçim tablosu  görülüyor ki o şehirlerde A’ dan Z’ye değişimin önünü açmıştır...

9-Batı’da FETÖ’nün etkin olduğu ülkeler oyların sonucu ile anlaşılmıştır.

10-Erdoğan kesinlikle çevresine güvenilir, istişare edebileceği, her dediğine başını sallamayan ve para ile makam tutkusu olmayan insanları almalıdır...

11- Ülkenin gelmiş geçmiş değerlerini dışlayan ötekileştiren Osmanlı ile Cumhuriyeti birbiri ile kavgalı hale getiren anlayıştan vazgeçilmelidir..

Yani;

Bu referandum sonucu hayırlara vesile olmuştur. Reisin elini güçlendirmiştir. Partide 2019 genel, yerel ve başkanlık seçimleri öncesi  tabandan tavana kadar AK kadroların önünün açılması gerektiği hasıl olmuştur.

Yıllardır adeta sırça köşklerde oturup bütün yükü omuzlayan reisin sırtından geçinenler için ’Yeter artık kambur olduğunuz’ denerek sona gelinmiştir.

Yani AK Parti’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.2023 hedefi için değişim kaçınılmaz hale gelmiştir..